15 Temmuz 2010 Perşembe

Perver

“Çıplak elleri ölüme benziyordu,
Beyaz ve soğuk;
Tenime dokundukça parmakları,
Yanıyordum;
Tırnakları battıkça etime,
Hissettim onu,
Kendi bir parçam gibi, bendenmişçesine,
Sevdim onu…”


Ah Nihil, seni ne kadar özledim. Sen için şiirler yazıyorum, kitaplardaki şairlerinkilere benzemiyorlar ama olsun sen okusan onları severdin eminim gülümserdin bana belki öperdin beni kim bilir ama sarılırdın bana sıkıca bir süre nefes alamazdım bundan eminim ah Nihil nerelerdesin! Bütün kış geçti ve seni yıldızlarda aradım sokaklara baktım kedilerin kulağına ismini fısıldadım bana senden haberler getirsinler diye tek yaptıkları senin için şarkılar söylemek oldu. Eğer ismini mırıldayan bir kedi görürsen beni sor ona sana biraz sensiz beni bizi aşkımızı ve biraz da havadan sudan bahsetsin. Ağaçlar çiçek açtıklarına göre artık seni bulmaya çıkabilirim aşkım sana da birkaç tane getireceğim (tabii ki en güzellerini) eski günlerdeki gibi kırlara da gideriz hem topladığım çiçeklerden taçlar yaparım sana gülümsersin bana belki öpersin emin değilim ama sarılırdın bana, başını göğsüme koyar yatar uyurdun, saçlarını okşar geceyi koklardım. Sabah olmak üzere artık çıkmam lazım.

Sonsuza kadar senin olan bu hasta ruh, Perver.

1 yorum:

pelininsanalmoleskinei dedi ki...

Mum yandı bitti,
Kedi büyüdü gitti.
Oyunlar karıştı gecelerde
Suskun uykusuzluklara.
O iki insandan, sonunda
Birinin anılarında kedi,
Birinin dalmalarında mum
Kaldı gitti.
Nerede bir mum yansa şimdi,
Nerede oynasa bir kedi, Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri..
Bugün dün gibi oluyor,
Dün bugün gibi.
Mum ellerimi tırmalıyor, Belleğimi yakıyor kedinin elleri.