9 Aralık 2008 Salı

Dadaist Yazı

Efenim selamlar. Hamdolsun. Aklımdakileri yazayın dedim oturdum yazmaya. Ama aklıma yazacak birşeyler gelmiyor. Böylece aklımdakileri yazmış olmuyorum ama olsun. Ben de o zaman daha önceden olanları değil şimdi oluşanları yazarım. Ama şimdi de oluşmuyor aklıma yazıcak birşeyler gelmiyor. Kahpe kader. Kader ne güzel kelime değil mi? Başımız gelen herşey için şuçlayabileceğimiz bir kavram. Ben öyle yapıyorum mesela. Sınav kötü. Kader. Hastalık. Lanet kader. Ödev kontrolü. Kahpe kader. Hayatın boka sarması. Ve yine kader. Kader. Yani kader işte. Bildiğiniz kader. Beş harfli. Tanrı ile alakalı. Tanrının hem gücünü simgeleyen hem de aynı zamanda varlığı ile yokluğunu yaratan paradoks. Paradoks. Bak bu da güzel bir kavram. Kaderden daha ezik ama olsun. Ezik ne lan. Anca domates ezik olur( sağolun Zeynep Hocam). Ezik değil tamam. Ama en azından daha önemsiz. Yani “hayat kavramı ile daha alakasız. Bufün hayatı anlatıyorum ya ondan. Yani hayat da alakasız hayatın kendisi ile ama osun. Hayat işti paradoks gibin ama daha önemli. Kader gibi ana ondan sonra geliyor. ÜÇ kavram ama ilkinden sonrası boka sardı. Ne yaparsın kader. Bak bu bile kader sevgili okurum. Ama ne paradoks ne de hayat. Kriz yok( yaklaştı geldi geçti her bir boku yaptı hamdolsun ama gitmedi.). Bak bu ise hayat. Cinci hoca. Bak bu ise paradoks. Emmevelakin ne ile. Hayat ile sevigili okur. Hayat ile. Cinci hocalar ve hayat her zaman entellerin ve ordunun ( ki her iki gruba da giremem) anlayamadığı bir konu olmuştur. Yani bilirsiniz. Ordu. Bak o da bir kavram. Belki de bir isim. Yoksa bir sıfat mı? Bu yara çok ordu. Hah hah ha. Ha Ha. Ah ah ah. Ve nice ağlamaklı efekt. Efekt demişken. Holivud ne büyük değil mi? Yani bi girsen çıkamazsın. Aynı mafya gibi. Amcam girmişti de anca üç ay taksitle satın almıştı nevresim takımını. Orduya armağan edip, paradokslarla dans etmişti. Vals. Tango. Seks. Ve uyuşturucu. Ve rakın rol. Yani müzik. Yani hicaz makamı. Yani uçan kafa. Yani din hocası. Yani ben sen onlar. Yani dadaizm. Yani anlaşılmayan, ne dediği belli olmayan, virgül kullanmayan, üç bira içince saçma şeyler yazan, yani şu an hala okuyorsan satırlarını okuduğun insan. Ama ben değilim yanlış anlama okur. Ben saçmalamam, yazmam, okunmam, imlaya bakmam, sabah erken kalkmam. Ne yüzümü yıkarım, ne seni yıkarım. Kovboy filmine gitmez, pederden dayak yemez. Uçan kafalar, din hocaları ve paradokslar. Eğer sen tanrıysan ne yapacan melekleri. Yani süper amma süper güçlüsün ama hala yarattığın yaratıklarla aracı ile konuşuyorsun. Kurallara uymayanı yakıp, uyanı seviyorsun. İnanmayanı bafileyip, uymayanı iyice bafiliyorsun. Bafi demişken Buffy(bafi?) Dı Vampir Sileyır ne güzel diziydi değil mi be okur? Dördüncü sınıfta izlemeye başlayım siyenbicie(Cenebece-E / CNBC-E) sayesinde OKS yıllarında izlemeyi bitirip. Devrik cümleler ve OKS. OKS mi kaldı be! Ben gençken buralar hep bostandı. Tarlayı ekerken test çözüp koyunları güderdik. En az üç koyun gütmeyeni başbakan yapmazlardı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Ulan insanda bir utanma olur. Bak yüzü bile kızarmıyor. İbne. Faşist. Liboş! Liboş ney len? Ek dedem ölmese, diğeri de bunamamış olsa kesin açıklardı ama şimdi Retroville gazete reklamlarından öğrenmeye çalışıyoruz. Hangi dergiyi okuyorsun okur? Bak üslubum bozuldu okurum demeyi ihmal ettim. Nerede o eski İstanbul beyefendiler. Herneyse. Gazate. Ben Hürriyet okurum. Ne siyasi görüşünü ne eğilimini bilmem. Bizim evdekiler onu alır, ben de onu okurum. Latif Demirciyi bilir misin? (misiniz dmeye çalıştım olmadı. Diyorum nerede o bey efendiler?) ( Burada! Demleniyor...) (Çay vakti beş vakit) Herneyse yine sapıttım. Bilir misin(iz) ne severim parantez kullanmayı. Jerneyse ikkiii..... Latif Demirci diyorduk. Ne bizi. Ben diyordum lan, sen de kimsin manyak? Ne sandın kendini? Latif Demirci mi? Hah, Latif Demirci bizimkilerin ( çağdaş insan / genç / öğrenci / apaçi/ seç beğen al). Latif Demirci. Of amma uzatım. Latif Demirci. Kral adam. Cidden bok gibi barası ve arsası var diye iğrenç espriler diye uzatırdım ama Türkçeye çevirince bu espriler tat vermiyor. Lanet Amerikan filmi gençliği. Ulan hayatı onlardan öğrendik. Çek o lanet zenci kıçını. Hiçbir kanal adam gibi küfrettirmez, adamların tüm yaratıcı küfürlerini “Lanet” diye çevirir. Hah sonunda bağladım konuyu. Küfür. Ne manyak değil mi? Şimdi birazdan küfretmeye başlayacağım (cidden modern adamım, sözümün eriyim[çavuş, hahaha{ komik değil}]) Evet ne diyorduk küfür. Bu millet için din ( Allah?) ne ise o da odur ve ben küfretmeye başlıyorum bakalım kaç satır olacak?Ama önce bir kişi seçelim de boşa gitmesin, kuru sıkı olmasın. Tayyip. Ondan süperi mi var? Mına kodumun dallama dolandırıcı puştu. Hiçi mi utanmaz, hiç mi yüzün kızarmaz? İbne, puşt, faşist ( kız küfürü gibi oldu olum), neo nazi, ibne demişmiydim, Mussolini. Adolfo, Benito ve nicesi. Mına kodumun ibneleri. Fagot der gevurlar( sözüm meclisten dışarı) fagot kowboyz =Brokeback dağı. Benito demişken, demeyelim be yav. Ne küfretmeyi başardım, ne fikirleri aktarmayı. Ama sen anlamışındır okur. Sen akıllı adamsın. Benim gibi olma oku. Adam ol. Avrupalarda büyü. Oh ne güzel böylece okuyamamış ağabey / baba da oldum. Bak bilir misin hep baba olmak istemişimdir. Cidden len. Hoş şey. Küçük çocuklar felan. Yani galiba şimdilik çocuk küçükken eğlenceli gelişiyor. Bak küçük dedik, daha demin televizyona baktım Frodo Baggins’in( Elijah Wood len, tanırsın bea!) küçüklüğü. Cidden. Yedi sekiz yaşında filan. Bak cidden. Bak Allah’ın adını verdim. Bak. Bak adam ol. Herkese vermem. Numarasını vereyim mi ararsın? Ara, kendini arayanlara Cennetten komisyon veriyormuş. Ben de yeni aradım, Cebrail, İsrafil ve Azrail - Mikail’i unutmayarak (kalbimizdesin) – danaya girmişler. Evet, dana. Bildiğin. İnanır mıydın koca Allah’ın danaya gireceğine? İnsna apronda deve veya bahçede panda bekliyor biliyorum (inanabilirsin) ama dana işte. Ne yaparsın? Pardon bu bir soru değildi. Ama ama ve ama. Üç kardeş. Onlardan danaya girdi derdim ama hayır hayır hayır. Bir üçü kardeş daha. Devrik cümleler ve anlamsızlıki. Evet evet evet ( Hayır’ın üçüz oğulları) Anlamsızlık. Anlamsızlık! ANLAMSIZLIK; ANLAMSIZLIK HÜHEYT. O YEA. Yea yaa yea. Hayır bunlar üçüz değil. Seni kırdıysam üzgünüm. Dağda gezen bir bezginim ve daha nicesi. Hep şiir yazmaya çalışmış ama tekerlemeyle sonuçlanmış başarısız bir yazarım. Yedi yirmi dört. Şair de olmaya çalıştım. Önce onu denedim olmayınca yazarlığa karar verdim. Yani karar da vermedim aslında. Olamayacağımı anlayınca şair, düz yazıya abandım. Doksana taktım. Galatasaray şampiyon. Galayasaray foreva. Gangsta rap ve törkiş rep. Genelde insanlar rep dinliyor ve ingilizce biliyorsa gengsta, bilmiyorsa törkiş. Törkiş törkiş Törkiş. May neym iz Rudolf. İh libe seks. Je couche avec les chats. J’aime domaltmak les kedi. Yoksa kedileri severim normalde ama bir fransızca dersi başlasın içimde kedilere karşı söndürülemez bir ateş başlar. Dadaizm’in ateşi. İşte okur hayatta en önemlisi de budur. Ve bir kafiye ile bitiridi müthiş yazar saçmalıklarını. Bir gün okuduğunda bir eleştimen, tapması dileğiyle.

Hiç yorum yok: